Merhaba Misafir

Asya kıtasındaki gerilmiş sınırlar

PDF

Bu araştırmanın amacı Asya kıtasında yaşanan sınır problemlerinin nedenlerini ve günümüzdeki durumunu incelemektir. Araştırmada yöntem olarak betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Günümüz sınırlarının düzenli bir şekilde oluşması tarihsel olarak 1815 Viyana, 1919 Versay ve 1945’te Postdam gibi uluslararası konferanslara dayanır. Sınırların belirlenmesinde güçlü ülkeler, daha geniş coğrafyalarda emperyal güçlerini etkin bir şekilde kullanmak, kendi çıkarlarına olacak bir barışı sağlamak öncelikli hedefleri olmuş ve siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel durumu çoğu zaman dikkate almamışlardır. Dünya haritasının gelecekte değişime uğraması kaçınılmazdır. Günümüzde problemli sınırların her iki tarafındaki milletler çeşitli tarihsel ve kültürel motivasyonlara sahiptirler. Kuzey-Güney Kore, Azerbaycan-Ermenistan, Filistin-İsrail, Hindistan-Pakistan...vb. ülkelerin sınır problemleri devlet politikalarına ve milletin benliğine o kadar işlemiştir ki özellikle karşılıklı olarak kabul edilebilir çözümlerin elde edilmesi bile çok zordur. Sınır anlaşmazlıklarının kökenleri eski ve trajik nedenlere dayanabilmektedir. Bunun yanında ülkelerin sahip olduğu stratejik konumları, yer altı ve yerüstü kaynakları, ulaşım yolları, etnik veya dini kimlikleri, ideolojileri sınır sorunlarının çıkmasının temel nedenleridir. Asya kıtasındaki ülkeler arasında yaşanan sınır problemlerinin doğurduğu gergin ve huzursuz ortam başta ekonomik rekabet olmak üzere birçok alanda batılı ülkelerin lehine sonuçlar doğururken Asya ülkelerinin aleyhine sonuçların ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Bu sınır problemlerinin çözülmemesi çatışma veya savaşa dönüşmesi, sorunun küresel bir meseleye dönüşmesine neden olmaktadır. Ortaya çıkan sorunlar neticesinde ortaya çıkacak savaşlar uluslararası boyutta göç dalgasına ortam hazırlayacaktır. Bunun yanı sıra gerilimler sınırlarda silah ve askeri yığınağı yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu durum Asya kıtasındaki ülkelerin savunma için yapacağı harcamaların artmasına yol açarak o ülke vatandaşlarının refah düzeyinin düşmesine yol açacaktır. Refah düzeyini düşmesi toplumların ulusal ve uluslararası alanda sosyal, kültürel, bilimsel ekonomik vb. katkıların ötelenmesine yol açacaktır.

Yayınlandığı Kaynak : Anadolu Kültürel Araştırmalar Dergisi (ANKAD)
  • Yıl : 2019
  • Cilt : 3
  • Sayı : 3
  • eISSN : 2587-0491
  • Sayfa Aralığı : 314-345
  • IO Kayıt No : 107930
  • Yayıncı : Turhan Çetin