Merhaba Misafir

Fıkıh usûlünde hilâf-ı evlâ kavramı

PDF

Her ilim dalının tarihi süreç içerisinde oluşmuş kendine has dili ve ıstılahları vardır. Bu dile ve ıstılahlara hâkim olmadan o ilim dalını arka planıyla kavrayıp, yeterince anlama imkânı yoktur. Şer‘î ilimlerin en önemlilerinden biri olan fıkhın da kendine özgü dili ve ıstılahları bulunur. Bunlar bilinmeden fıkıh sahasında derinleşmek ve bu alanda doğru bilgi üretmek mümkün değildir. Bu yüzden Ebû Hafs Ömer en-Nesefî gibi bazı âlimler, sırf fıkıh terminolojisiyle ilgili eserler telif etmişlerdir. Bazı kelimeler, birden fazla ilim dalında terim olarak ortak kullanılmakta, ilgili ilme göre anlamları değişmekte ve bazı durumlarda karışıklığa da yol açabilmektedir. Dolayısıyla kavramların hangi anlamda doğru kullanıldığının bilinmesi metnin de doğru anlaşılmasını sağlayacak, bu da kavramlarla düşünen insan zihninin doğru bilgi üretmesine imkân verecektir. Bu yazıda, terk-i mendûb, terk-i müstehab, mekrûh ve lâ be’se gibi manalara gelen hilâf-ı evlâ kavramının, kelime ve ıstılah tanımları ele alınmıştır. İlk dönemlerde hakkında pek fazla bilgi bulunmayan bu terimin, hicrî beşinci asırdan itibaren kullanıldığı görülmektedir. Bu itibarla hicrî beşinci asırdan itibaren bu terimin hangi anlamlarda kullanıldığı, Hanefi mezhebi başta olmak üzere diğer mezheplerden örnekler üzerinde yükümlülük kuramı çerçevesinde ortaya konulmaya çalışılmış ve ayrıca konu değişik meselelere ait örneklerle desteklenmiştir.

Yayınlandığı Kaynak : İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi
  • Yıl : 2018
  • Cilt : 2018
  • ISSN : 1304-1045
  • Sayı : 31
  • Sayfa Aralığı : 55-87
  • IO Kayıt No : 73544
  • Yayıncı : Mehir Vakfı