Merhaba Misafir

Egemenlik Ve Şiddet: Deleuzecü Bir Okuma

PDF

Bu makale egemenlik kavramını Deleuzecü bir okumayla yeniden düşünmeyi öneriyor. Bunun iki nedeni var: İlk olarak, egemenlik her zaman çokluğu birliğe, farkı aynıya indirgemeyi amaçladığından, bu ele geçirme işlemine küresel olarak direnmek için, egemen iktidar kavramının çağdaş toplumda nasıl işlediğine ilişkin yeni bir kavramsallaştırmaya duyulan ihtiyaç. Diğeri ise egemenliğin ‘hınç’ üreten intikamcı bir rejim olduğu ger- çeği (Nietzsche, 1996). İntikamcılığın doğrudan icra edilmesi egemen po- litik iktidarın ‘ayrıcalığıdır’, mağdurlar (köleler) ise sırtlarında taşıdıkları hınçla ezilip büzülürler. Bu yüzden Deleuze’e göre mesele sadece egemen- liğin bir kavram olarak, toplumsal bir rejim olarak nasıl eleştirileceği değildir, çünkü ‘yaratmadan eleştirenler, ortadan kaybolmuş kavramı, ona hayata dönmek için ihtiyaç duyduğu kuvvetleri veremeden savunmakla yetinenler… hınçtan esinlenmiştir’ (Deleuze & Guattari, 1994: 28-9). İşte bu makale egemenlik kavramının nasıl farklılaştığını ortaya koyarak gü- nümüzde aldığı yeni biçimleri göstermeye çalışacak. 1648’de imzalanan Westphalia Antlaşması’ndan beri, egemenliğin dü- zenleyici ilkelerinden biri her zaman toprağın denetimi olmuştur. Westphalyen egemenlik görüşü uyarınca politik iktidar, bölgesel olarak tanımlanmış devlet egemenliklerinden ayrılamazdı. Ne var ki egemenliğin toprak üzerindeki ayrıcalıklı denetim olarak kavramsallaştırılması çağdaş toplumda değişime uğramıştır.

Yayınlandığı Kaynak : Düşünen Siyaset
  • Yıl : 2016
  • Cilt : 2016
  • ISSN : 1302-1419
  • Sayı : 32
  • Sayfa Aralığı : 0-0
  • IO Kayıt No : 46214
  • Yayıncı : Lotus Yayın Grubu