Merhaba Misafir

İbn Haldun açısından rasyonel metafiziğin imkan(sızlığ)ı

PDF

İslam düşünce tarihinin tartışmasız en büyük mütefekkir ve bilim adamlarından olan İbn Haldun, daha çok tarih felsefesinin, sosyoloji biliminin ve Umran nazariyesinin kurucusu kimliyiyle bilinmektedir. Kendisi İslam felsefi düşüncesinin zayıflamaya yüz tuttuğu bir ortam ve dönemde ortaya çıkması hasebiyle, önceki felsefelerin ve din düşüncesinin mühasebesini yapması onun bu konulardakı yaklaşımlarının önemini daha da artırmaktadır. İslam akli-felsefi fikrinin ortaya çıkmasıyla boy gösteren akıl-iman, felsefe-din tartışmalar günümüze kadar hararetini kaybetmiş değildir. Bu açılardan baktığımızda, bir bilim adamı ve umran teorisyeni olan İbn Haldun din-felsefe ilişkisine, ne dinin ne de felsefenin içinden biri olmamak kaydıyla, soğukkanlı bir gerçekçi gözüyle değerlendirdiği söylenebilir. Kimi zaman, felsefe ve dini Umran`ın temel unsurları olarak sosyotarihsel bir bakış açısıyla değerlendirir bulurken, bazen de bu ikisinin tartışma, örtüşme, özellikle ayrışma noktalarını kesin bir dille vurguladığını görüyoruz. İbn Haldun, felsefe ve dinin sınırlarının ayrılmasını, felsefi aklın dini konularda hükümsüz olduğunu, metafizik konularda çelişkilere düşebileceğini, dolayısıyla dini alanda yegane otoritenin akıl değil, vahiy olduğunu savunmaktadır. Çalışmamızda, İbn Haldun açısından akılsal açıdan metafiziğin (ilahiyatın) imkanını tartışacağız ve rasyonel teolojinin mümkün olmadığı konusunda temel tezlerini, hem dini inanç perspektifinden, hem de felsefi aklın ve mantığın metafizikde yetersizliği iddiasından hareketle değerlendireceğiz.

Yayınlandığı Kaynak : Metafizika
  • Yıl : 2020
  • DOI : 10.29228/metafizika.3
  • Cilt : 3
  • ISSN : 2616-6879
  • Sayı : 1
  • Sayfa Aralığı : 43-60
  • IO Kayıt No : 108494
  • Yayıncı : Metafizika Araştırma Merkezi