Merhaba Misafir

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye'nin güney sınırında gerçekleştirilen kaçakçılık faaliyetleri

PDF

Türk Dil Kurumuna göre kaçakçılık “Bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticaret, gizli olarak, sezdirmeden kaçırma işi”dir. Kaçakçı ise yine aynı kurumun yaptığı tanımlamaya göre; “Vergi vermeden, yasalarca alım satımı yasak edilen nesneleri yurda sokma, yurttan çıkarma, gizlice alıp satma ve bundan bir kazanç sağlama” ve ya “yasal olmayan gizli yollardan ve herhangi bir vergi ödemeden ülke dışından ülkeye mal sokulması” eylemini yapan şeklinde tanımlamaktadır. Söz konusu eylem bir ülkeye gayri yasal yollardan bir ticari malın getirilmesi kadar; aynı zamanda insan taşınması şeklinde de olabilmektedir. Kaçakçı insan taşıdığı vakit şüphesiz onun gözünde insan da bir ticari meta haline gelmektedir. İnsanın yasal olmayan tüm eylemleri gibi kaçakçılıkta tarih boyunca dünyada insanın var olduğu hemen her yerde ve dönemde yaygın bir eylem olarak gerçekleşmiştir. Günümüzde de devam eden bir eylem olmayı sürdürmektedir. Anadolu yarımadası iki kıtayı birbirine bağlayan biz cazibe merkezi olarak her çeşit ticari faaliyetin merkezi olduğu gibi kaçakçılık açısından da bir merkez olmaktan kurtulamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de tıpkı kendisinden önceki Osmanlı Devleti gibi topraklarında ve sınırlarında kaçakçılığı önleyebilmek için kurulduğundan beri resmi olarak çaba harcamaktadır. Bu makale de Cumhuriyet’in ilk dönemi resmi belgelerinden hareketle Türkiye’nin güney sınırı ve çevresinde kaçakçılık faaliyetleri ele alınacaktır. Bu süreçte devletin bölgede kaçakçılığı önlemek için aldığı önlemlerden hareketle sözü geçen dönemde Türkiye’de kaçakçılık olgusunun değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Yayınlandığı Kaynak : Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
  • Yıl : 2019
  • DOI : 10.16953/deusosbil.513739
  • Cilt : 21
  • ISSN : 1302-3284
  • Sayı : 3
  • eISSN : 1308-0911
  • Sayfa Aralığı : 683-714
  • IO Kayıt No : 107176
  • Yayıncı : Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları